Neden Gıdıklanırız?


Neden Gıdıklanırız?

Herkesin merak ettiği bir soru. Neden gıdıklanırız? Başka bir deyişle, gıdıklanmak nedir? Rahatsız edici olduğu kadar bir o kadar da keyifli bir durum olan gıdıklanmanın aslında tam anlamıyla anlamı veya amacı yoktur. Vücudumuzun belirli hassas bölgelerine başkaları tarafından dokunulunca verilen bu tepki, başlarda keyifli ancak uzun sürdüğünde korkuya ve paniğe yol açabilecek bir durumdur ve fiziksel olduğu kadar, psikolojik bir yanı da vardır. Bazı insanlar en ufak temastan etkilenerek gülmeye başlarken, bazı insanlarda bu eşik daha yüksektir ve kolay kolay gıdıklamadan etkilenmemektedir.

Gıdıklanma sırasında nabız ve kan basıncı artış gösterirken, diğer bir yandan da beyin uyanıklığı fazlalaşmaktadır. Nabız artışının o anda oluşan gülme refleksinden, beyin uyanıklılığının ise vücudun kendisini tehlikeye hazır hale getirmesi durumundan kaynaklandığı düşünülmektedir. İnsanların genellikle gıdıklanmaya meyilli bölgeleri avuç içi, ayak altı ve koltuk altı bölgeleridir. Bazı insanlarda göbek ve bel çevresi gibi yerler de gıdıklanmaya hassas tepkiler verebilmektedir. Bu tür bölgelere kendiniz dokunduğunuzda ise gıdıklanma refleksi ortaya çıkmaz. Çünkü beyin bir müdahalenin dışarıdan mı yoksa vücudun kendisinden mi geldiğini ayırt edebilmekte ve ona göre tepki vermektedir. Bu sebeple de kolay gıdıklanan bölgelerinize kendiniz dokunduğunuzda herhangi bir refleks açığa çıkmayacaktır. Başka bir deyişle, kendi kendinizi gıdıklamaya çalıştığınız vakit beyin, bunun vücut tarafından gerçekleştirildiğinin farkında olacak ve herhangi bir özel refleks açığa çıkarmayacaktır.